Görüş Bildir
HEY GİDİ HAYAT! HEY GİDİ EĞİTİM! HEY GİDİ MESELELER!
Anasayfa »
2015-02-22 02:14:27 Tarihinde eklendi
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
     

     Kızgın olduğum zamanlar oldu. Fakat çabuk geçti. Malum Türkiye'de yaşıyoruz. Ya çabuk geçirirler ya da çabuk geçersin! Her şey üst üste elir ya! Bu sene benim için türlü türlü imtihanların yaşandığı bir zaman dilimi oldu. En son bisiklet meraklısı ya da meraklı bisiklet kullanıcısı olmamın verdiği risk, bir kaza ile neticelendi. Rabbime hamdolsun mucize eseri kurtulduk. Şimdi bunları boş verip asıl meseleme dönecek olursam: Bir öğretmen olarak mesleğime yeniden sarıldım. Derse girmek ve dersimi anlatmak kaza öncesine göre daha zevkli, daha bilinçli bir hal aldı. Derdimiz eğitim olunca bende bağlı bulunduğum yönetiminde yer aldığım sendikanın mevzu ile alakasından önce, ilçenin ve öğretmen dâhil, velilinde bulunduğu üçgenin sağlıklı bir şekilde birbirini tamamlamadığını görmekteyim. İstisnalar hariç tabi ki.

     Bizim toplumumuzda ciddi bir iletişim problemi var. En basit örneği derslerde yaşadığım disiplin sorunlarından önce öğrencinin talep eden kişi olması gerekirken, eğitimi arz eden öğretmenin ve öğrencinin yer değiştirdiğini görüyorum. Öğretmenlerin o kadar çok isteği var ki öğrenciden, bu isteklerin öğrenci tarafından öğretmenden istenildiği yıllar eskilerde kaldı ne yazık ki! Kesintisiz on iki yıl bir öğrenciyi okulda tutmanın bir manası yok. Çünkü başka meslek alanlarında yetişebileceği yıllarını elinden almış oluyoruz. Liseyi bitirene kadar ona hiçbir şans vermiyoruz. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak kader konusunu işlerken öğrencilerime doğru olarak Allah'ın kullarına seçme hakkı verdiğini ve insani sınırlar içinde pek çok şeyi değiştirebileceğimizi öğretirken, öğrencinin bu kadar kısıtlanması ve öğretmenlerin öğrenciyi gerekli veya gereksiz ısrarla belli bir sisteme hapsetmesini doğru bulmuyorum. Ve takdirlerinize sunuyorum.

Gelelim gençlik hareketlerine. Bugün devleti yönetenler vakti zamanında yapmış oldukları bir hatanın bedelini ödemeye çalışıyorlar. Ya da çalışmıyorlar daha da eline ve yüzlerine bulaştırıyorlar. Eğer bir ülke olarak gençliği tek bir yapıya emanet edersen alternatifinde olmaz, telafi de edemezsin. Şimdi ve de şu an itibariyle daha doğru bir politika gerçekleşiyor oda önüne gelen her grupla el sıkışma ve teşkilatları ayağa kaldırma projesi. Bunun yanlış olan tarafı geç kalınmış ve de itibarı zedelenmiş olan diğer grupların bazı sorunlar çıkarması olabilir. Fakat anlayış itibariyle doğru veya yanlış her grubun yada herkesin bir şeyler yapması ve ortaya somut bir biçimde konması isteniyor. O yüzden hatalar mazur görülebiliyor.

Gençlik hareketi veya hareketleri derdi olan insanların meselesidir. Evlenmiş, barklanmış, mal mülk sevdasına düşmüş insanlara emanet edilen bir hareketin gücü kuvveti ve devamlılığı olmaz. O yüzden son sözüm gençleri doğru düzgün Müslümanlara teslim edin. Evlenmiş, barklanmışla ne kastettiğimi anlamışsınızdır. Yoksa ben gençlik için insanın doğal gerçekliklerine karşı değilim. Bu kadar.

                                                                                                                ALİ OSMAN SARI

 

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Diğer Makaleler