Görüş Bildir
EDEBİHAT-HAYATTAN RENGİ ALMAK
Anasayfa »
2015-03-08 18:47:34 Tarihinde eklendi
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
                                                                             HAYATTAN RENGİ ALMAK

         Mahvımız, merhametin yoksunluğundan olacak bizim. Ne küresel ısınma, ne ekonomik kriz, ne başka bir dünya savaşı; mahvımız merhametsizlikten olacak. 

 “Hayattan rengi alın geriye ne kalır ki?”

Bu cevaplanması için sorulan bir soru değildi. Tasdik edilip onaylanması için kurulmuştu bu soru cümlesi. Son derece ünlü yüzler, reklam kuşaklarında bir boya firmasının satışlarını arttırmak için renklerin hayatımızdaki yerini çarpıcı bir dille ifade ediyorlardı. Harbiden çarpıcıydı özellikle kör olanlar ve onların anne babaları için.

Hayattan rengi alırsak geriye bir şey kalmaz mı sahi? Yanılıyorlar çok şey kalır aslında.  Alçakça bir ihanet kalır geriye, bir utanç kalır, para karşısında insanın ne kadar da alçalabildiğinin bir resmi kalır film aralarındaki reklam kuşaklarında.

Vahşi kapitalizm, sattığı boya miktarına biraz daha katkı yapsın diye hayattan renkleri alınanları vuruyor ekranlarda, biz izlerken. Satış grafiklerinin yukarıya doğru güvenle seyredebilmesi için körlere aslında yaşamaya değer bir dünyaları olmadığını söylüyordu fütursuzca.  Yaşamı değerli kılan biricik etken olarak gösterdikleri renklerden mahrum olan onca insana bir üretim hatası, bir hayat firesi muamelesi yapıyorlardı. Oğlu kör olan bir babaya nefes darlığı oluyor, anneye kalp ağrısı oluyorlardı.

Altı yaşındaki kızı kör olan bir baba tanımıştım. O güne kadar gittikleri tüm doktorlar kızının gözleri için yapabilecekleri hiçbir şeyin olmadığını söylemişlerdi.  Bir hastane kuyruğunda tanımıştım onları. Doktorlar ısrarla kızının görebilmesi için beslediği tüm ümitlerini kör bir kuyuya atsalar da o baba başka başka doktorlara başvurarak kızının ışığa kavuşması için gayret ediyordu.  Muhtemelen doktorların dediği gibi kızı hiç göremeyecekti.  Ama  kızının görme umudu alınırsa o babadan geriye hiçbir şey kalmaz gibi geliyordu bana.

Reklamı izleyince o babayı hatırladım. İnşallah bu reklamı o baba izlememiştir diye dua ettim içimden.  Evet, lütfen izlememiş olsun bu reklamı dedim. Bir âmâyla birlikte utanç duyulmadan izlenemeyecek kadar ahlaksız bir reklamdı bu.

Kör bir adam tanımıştım Halis Kurultay adında. Aslında bir yazardı o. Hayata Tutunmak adlı bir kitap yazmıştı, kitabı hakkında konuşurken lise yıllarından bir anısını anlattı. Onun bu anısını dinledikten sonra ismine engelli dediğimiz her kim varsa ona daha farklı bir gözle bakmamı sağlamıştı. Anısı şöyleydi: 

Coğrafya öğretmeni Batman’da yeni bulunmuş olan petrolün çıkarıldığı dağın ismini sormuş. Sınıftan sorunun cevabını hiç bilen çıkmayınca öğretmen çok kızmış bu duruma. Bir sopa çıkarıp tüm sınıfı sıra dayağına çekmeye başlamış. O zamanlar sınıflara sıra dayağı çekiliyormuş üstelik. Tüm ülke, bulunan petrol haberinin sevinciyle yatıp kalkarken, öğrencilerinin bu sevince bu denli bigâne kalmasına kızıyormuş. Hiç atlamadan her öğrencinin iki eline vura vura ilerliyormuş hocaları. Halis Kurultay,  korkudan öleceğimi sanmıştım diyordu sıranın kendisine yaklaştığını hissettikçe.  Heyecan ve korkudan kaskatı kesilecek gibi oluyormuş. Öğretmeni yanındaki arkadaşının iki eline birer sopa indirdikten sonra Halis uzat elini demiş.

 Halis Kurultay, o anı anlatırken "Beni o sırada başka hiçbir şey bu kadar mutlu edemezdi" demişti. Sevinçle öğretmeni vurabilsin diye elini uzatmış, öğretmeni de bir güzel acıtmış elini.  Öğretmeni ya sen körsün bilmesen de olur dememişti onu da diğer öğrencilerle beraber cezalandırmıştı, bir kenara ayırmamıştı. Acımamıştı ama ne de güzel merhamet etmişti renklerden yoksun olan genç öğrencisine. 

Tüm engelliler gibi körler de kendilerine acınılmasından nefret ederler ama bir miktar merhamete ses çıkarmazlar sanırım.

İnsanlara rahmet edebilmek için Tanrı olmak gerekmiyor, merhamet ederek de rahmet edebiliriz.

 

 

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Diğer Makaleler