Görüş Bildir
EDEBİHAT - BİR İKİNDİ SERİNLİĞİNDE ÖLMEK
Anasayfa »
2015-04-21 00:02:50 Tarihinde eklendi
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
                                                                       BİR İKİNDİ SERİNLİĞİNDE ÖLMEK

Düşünün bir öğlen vakti ya da bir ikindi serinliğinde bir namaz kılmışsınız.

Yüzünüzü Mescid-i Haram yönüne dönmüşsünüz aldığınız emir gereği. Allah, en büyüktür demişsiniz kıyama durmadan önce. Allah’ı eksiklerden tenzih ederek başlamışsınız sözlerinize, tüm övgülerin Allah’a ait olduğunu bir kez daha yenileyerek çıkmaya başlamışsınız miracınıza.

Allah’ın rahman ve rahim olduğunu söylemişsiniz Allah’ın huzurunda saygı ile dururken. Din gününün tek sahibi olduğunu kabul etmişsiniz. Yalnız O’na kulluk ettiğinizi ve yardımı da yalnız O'ndan dilediğinizi ilan ve itiraf etmişsiniz. Rabbim demişsiniz siz O’na ve O’nun size kulum dediğini işitmişsiniz.

O’ndan sizi doğru yola ulaştırmasını istemişsiniz yalvararak. Nimete erdiği kişilere gıpta ederek, onlar gibi olmak istediğinizi ifade etmişsiniz. Onların yolunu yol edinmek istediğinizi söylemişsiniz Yaratanınıza. "Rabbimiz bizi sonu, sana varan bir yola erdir" demişsiniz aşkla, iştiyakla, umutla.

Üstelik tertemizsiniz. Rabbin huzuruna çıkacağınızın heyecanıyla sıyırmışsınız kollarınızı her şeyden önce. Namaza henüz durmadan abdest almışsınız serin sularla. Elinizi yüzünüzü yıkamışsınız, eliniz ve yüzünüzle işlediğiniz günah varsa temizlensin niyetiyle. Yüzünüzden son su damlacığı akıp kayarken yere doğru, gözlerinizle işlediğiniz günahlarınızın akıp yerlere düştüğünü görmüşsünüz sevinçle. "Rabbim artık temizim, artık temizim Rabbim, arındır beni" demişsiniz oracıkta. Dirseklerinize kadar kollarınızı yıkamışsınız, başınızı ve ayaklarınızı meshetmişsiniz, yıkamışsınız baştan ayağa kadar temizlenme niyetiyle.  İşte tertemizsiniz.

Bu kıldığınızın son namazınız olma ihtimali gelmiş aklınıza bir anda. Bir sonraki namaza ulaşamama ihtimalinin çaresiz su götürmezliği çepeçevre sarmış benliğinizi. Bir sonraki namazın vaktine ulaşamayacağınızın acziyeti sükün etmiş her yanınıza. Bağışla demişsiniz lisanı halinizle usulca Rabbinize tüm yanlış ve eksik yaptıklarınız için. "Bağışla beni Rabbim" demişsiniz.

Sonra Kur’an’dan Duha Suresinden ayetler dokunmuş dudaklarınıza:

Andolsun kuşluk vaktine

Ve sükûna erdiğinde geceye ki,

Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı da.

Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır.

Kalbiniz inşirah buluyor, gözlerinizde müjdesini aldığınız bir haberin sevinci. Allah-u ekber diyerek ruküya gidiyorsunuz azim olan Rabbi övmek için defalarca. Allah deyip secdelere giderken, Rabbinizin hamd eden kulunu işittiğini hatırlıyorsunuz bir kez daha, . Her şeyden ala olan Rabbe yönelmişsiniz, Allah ile başbaşasınız, Allah ile başbaşasınız. Tüm zamanlar durmuş, akmıyor hiçbir yere. Tüm kaygılar gitmiş kalbinizin tenhalarından. Allah ile başbaşasınız.

Sonra yeniden Allah deyip kıyama kalkıyorsunuz bir dağın ayağa kalkışı gibi. Israrla, "Rabbimiz bizi dosdoğru yola ilet" diye dua ediyorsunuz her seferinde. Her seferinde rukülara gidip, her seferinde secdelere varıp, her seferinde kendi eksik kulluğunuzdan dahi tenzih ediyorsunuz; "Rabbim, sen her şeyden yücesin, benim eksik kulluğumdan dahi."

Düşünün bir öğlen vakti ya da bir ikindi serinliğinde bir namaz kılmışsınız. Ölmek yok aklınızda ama ölmüşsünüz az önce.

Ya da düşünmeyin, boşverin bırakın gitsin. Allah affedicidir nasıl olsa. 

 

 

 

 

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Diğer Makaleler