Görüş Bildir
Akıl Üzerine Mülahazalar
Anasayfa »
2014-10-02 20:18:22 Tarihinde eklendi
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
 

Akıl nedir? Akıllı kişi kime denir? Gerçek akıl sahipleri kimlerdir?

Eski Türkçede “us” kelimesiyle mana bulan akıl. Genellikle yaramazlık yapan çocuklara “uslu dur evladım.”şeklindeki ikaz cümlesiyle bugünkü zihinlerde yaşamaya devam etmektedir.Meseleyi felsefi ve Kurani bakış açılarıyla ele almaya çalıştığımızda karşımıza dünyevi akıl ile uhrevi akıl şeklinde iki farklı düşünceye bağlı zihni üretim ve dünya görüşleri ortaya çıkmaktadır.

“Felsefi anlamdaki akıl ve düşünce genel mahiyetteki beşeri/insani akıl ve düşüncenin özel bir şeklidir.”Kökleri  Batı toplumlarının yaşadığı coğrafyalara dayanan bu akletme biçimi modern zamanlarda hakim olan tek tip ve belli bir kalıba oturmuş,ilahi olanla irtibatını kesmiş düşünce şekillerinin ve buna bağlı inançların alt yapısını oluşturmaktadır. Elbette batı derken topyekun bir genelleme içerisine girmeden önce Hıristiyanlık ve buna bağlı olarak devam eden dini geleneğin izleri de devam etmektedir; fakat aydınlanma çağı, Rönesans, reform dönemlerinin arka arkaya yaşanması felsefi düşüncenin kalesi olan bilim dallarının tek tek bağımsızlığını ilan etmesi dini olanı, dini düşünceyi hayatın pratize olan bölümünden çıkarmıştır.(Özelde Batı dünyası, genelde bütün dünya da).

“Kuran ve Hadislere göre akıllı kişi ibadet ve ubudiyette bulunan kişidir.akıllı, takva sahibi mü’mindir. Akıllı Allah’a iman eden,Resulünü tasdik edip O’na itaat eden kişidir. Bu akıl ameli bir akıldır. (Gazali,ihya)

Gelelim İslami düşüncenin temelinde yatan doktrinlere. İslamiyet, teslimiyet dinidir. Gazali’nin de belirttiği gibi akıllı kişinin aklı ameli akıldır. Burada belli dogmalara sıkışmış bir akıl anlayışı var şeklinde bir yanılgıya kapılmak İslam düşüncesini felsefi düşüncenin tahakkümü altına almak olur. Bu tuzağa düşmemeliyiz. Zira algı değişimi dediğimiz fakat çok hızlı bir değişimin ve dönüşümün sonucu farkına varamadığımız bir zihin kayması tehlikesi ile epey bir süredir karşı karşıyayız. Bahsettiğimiz tehlike klasik modernizm eleştirilerinin de ötesinde artık geri dönülemez boyutlara ulaşmıştır. Amel noktasında ihmalkar davranan akıl sahipleri Kuran ve sünnetin hayatımızdaki pratik yönünü ne yazık ki tek tip bir zaman algısına feda etmiştir. Bu durumun sebep olduğu olumsuzluklar(İnsanların ve toplumların psikolojik, sosyolojik, ekonomik sıkıntıları… vb.)artmaktadır. Bu yeni algı ile yetişen nesillerde de ibadetler ağızlarda bir lakırtı, takva sahibi olmak enayilik, Allah ve  Resulüne itaat akıl ve mantık dışı kuru bir teslimiyet olarak algılanmaktadır. Günümüz insanının kaçırdığı bir nokta vardır ki insan salt akıldan ibaret değildir. “Kuran’a göre akletme/ düşünme beynin değil, kalbin bir niteliği ve işlevi olmasıdır. Kuran’da geçen ülül’l elbab (insaf/vicdan veya akıl sahipleri ve üli’n nüha (akıl,izan ve vicdan sahibi) ifadeleri insanların aklından çok kalplerini ifade eder.”

Kalbi olanın yitirilmesi İslam medeniyetinin ve müslümanca düşünmenin de yitirilmesi manalarına gelir. Neden kendimiz olamıyoruz? Sorusunun cevabı da burada yatmaktadır. İslami düşüncenin yerleştirdiği akıl ve irtibatlı olduğu kalb ilişkisinin terk edilmesi ve yerine gayri İslami olanın yerleştirilmesi akıl-kalb arasındaki uluhiyete dayanan dengeyi bozmuştur. Bunun sonucunda da insafın ve vicdanın yerini karşılıklı çıkar ilişkilerinin oluşturduğu bir akletme biçimi ve “akıllı adam” portresi doldurmuştur. En başta da belirttiğimiz gibi uslu olmak ile akıllı olmak farklı şeylerdir. Uslu olmak aklını insaf,vicdan ve izan nokta-i nazarından hareket ettirmektir. Modern manada akıllı olmak ise kalbi olandan azade pragmatist bir anlayışın ürünüdür.“Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır; onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir;hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (Araf  ,179)

Ali Osman Sarı

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Diğer Makaleler