Görüş Bildir

Güzellik enerjisi “Altın İğne Radyofrekans Teknolojisi”

Anasayfa » saglik »
2017-03-31 09:52:35 Tarihinde eklendi

DERMATOLOJİ UZMANI YRD. DOÇ. DR. JALE YÜKSEK, ALTIN İĞNE RADYOFREKANS TEKNOLOJİSİNİN DERMATOLOJİK SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE KULLANILAN BİR “GÜZELLİK ENERJİSİ” OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
Güzellik enerjisi “Altın İğne Radyofrekans Teknolojisi”
Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, altın iğne radyofrekans teknolojisinin dermatolojik sorunların çözümünde kullanılan bir “güzellik enerjisi” olduğunu söyledi.
Altın iğne uygulamasının cilt gençleştirme uygulamalarında etkisi kanıtlanmış özel bir enerji olan “radyofrekans dalgaları” üreten cihaz yardımı ile yapıldığını belirten Dr. Jale Yüksek, cildin alt tabakalarında oluşan ısınma etkisiyle cildin yeniden sağlıklı yapılanmasına olanak sağlandığını kaydetti. Uygulamanın ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Yüksek, “Radyofrekans enerjisi, kişiye özel kullanılan 25 adet altın kaplamalı iğneler yardımıyla deri altına iletilir. Altın kaplamalı iğneler sayesinde cilt yüzeyi (epidermis) korunur ve bu bölgeye zarar vermeden cildin sorununu çözebileceğimiz tabaka olan cilt altındaki 0.5 - 3 milimetre derinliğe radyofrekans uygulanır. Aslında cildin yaşlanması, yıpranması, gevşemesi ve sarkmasına neden olan cildin bağ dokusunun bozulmasıdır. Yaş ilerledikçe veya çeşitli cilt sorunları ile (sivilce izleri ya da çatlaklar gibi) bağ dokusu yapısını oluşturan elastin ve kollajen lifler (bağlar) yıpranır. Bu durumda cilt gevşek, çukurlu (pütürlü) ve sarkmış bir görünüm alır. İşte hasarlanan bu yapıların onarılması ve yeniden üretilmesi radyofrekans enerjisi ile mümkün olmaktadır. Altın iğne uygulamasının cildin yeniden sağlıklı ve genç görünüme kavuşmasını sağlaması da bu mekanizma ile olmaktadır” dedi.

Cildinizi altın iğne RF ile yenileyin
Dermatoloji uzmanı Dr. Yüksek, altın iğne uygulaması sayesinde cildin kendi iyileşme mekanizması devreye sokulduğu için kişinin doğallığından uzaklaşmadan kendi kollajen ve elastik liflerini üreterek, cildin kendini yenilemesinin sağlandığını ifade etti. Altın iğne uygulamasının bağ doku kalitesini artırarak, cildin gençlik halini daha fazla koruyabilmesine imkan verdiğini vurgulayan Dr. Yüksek, “Bu nedenle sadece gevşeme ve sarkma problemi olan kişilere değil her yaş grubuna önleyici ve koruyucu bir bakım için de altın iğne uygulamasını önermekteyiz” dedi.
Dermatoloji uzmanı Yüksek, uygulama öncesi anestezi kremi sayesinde işlemin oldukça konforlu ve acısız gerçekleştiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“İğnelerin altın kaplaması sayesinde radyofrekans enerjisi cilde zarar vermeden isteğimiz hedef dokuya istediğimiz derinlikte kontrollü olarak iletildiği için işlem oldukça güvenlidir, ciltte herhangi bir yan etki oluşturmaz. Uygulama yaklaşık 20-30 dakika arasında sürmektedir. İşlem bittiğinde ciltte hafif bir kızarıklık, küçük iğne kabukları ve küçük şişlikler oluşur. Bu belirtiler 3-4 saat içinde tamamen kaybolmaktadır. Nadiren çok hassas ciltlerde bu belirtiler 2 gün sürebilmektedir. İşlemin ardından cildi rahatlatan kremlerin uygulanması ile kişi sosyal yaşantısına hemen dönebilir.”
Dr. Jale Yüksek, lazer uygulamalarında görülebilen soyulmalar ve yoğun kabuklanma gibi belirtilerin altın iğne uygulamasında görülmediği için işlemden sonra herhangi bir bakıma da ihtiyaç duyulmadığını kaydetti. Altın iğne radyofrekans uygulamasının yaz aylarında da rahatlıkla yapılabildiğini söyleyen Dr. Yüksek, işlem sonrası kişinin güneş koruyucu krem kullanmasının yaşanabilecek kızarıklık sorununu önlediğini bildirdi.

Dermatolojik sorunlara da altın iğne çözümü
Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Jale Yüksek, altın iğne RF “güzellik enerjisi” ile ciltte oluşturulan geniş yelpazedeki gençleşme etkilerini de şöyle sıraladı:
“Özellikle yüzde, alın, kaş arası, göz çevresi, dudak üstü, yanaktaki kırışıklıkların giderilmesi ve cildin daha parlak görünüme kavuşturulması ile ciltte gençleşme etkisi, elastikiyet kaybına bağlı sarkmalarda toparlayıcı ve sıkılaştırıcı etki ile lifting (kaldırma) sağlama, yüzün yuvarlak ve oval görünümünde toparlama sağlayarak yüzün genç görünüm ihtiyacı olan yapısını yüz ve çene hatlarını belirginleştirmesi, boyun ve dekolte bölgesindeki kırışıklıkları düzeltme ve gıdı toparlama etkisi, cildin yağlı görünümünü, siyah noktaları azaltma ve gözenekleri daraltma etkisi, ciltteki sivilce çukurlarını, izlerini silikleştirme ve cildi pürüzsüz görünüme kavuşturma, ciltteki çatlakların renginde, çukurlu görünümünde ve boyutlarında düzelme sağlar.”
Dr. Yüksek, “güzellik enerjisinin” göz altı morluklarını azalttığını ve ameliyat izlerinde tedavi etkisinin de bulunduğunu belirtti. Altın iğne uygulamasını 3 seans olarak gerçekleştirildiğine de değinen Dermatolog Dr. Jale Yüksek, 1. seanstan hemen sonra ciltte sıkılaşma etkisinin hissedilmeye başlandığını ve ilk ayla birlikte ciltte toparlanma ve lifting etkisinin gözle görünür hale geldiğini açıkladı.
İşlemin oluşturduğu gençleşme etkisinin cildin özelliğine göre değişmekle birlikte yaklaşık 1 yıl olduğunu kaydeden Dr.Jale Yüksek, “Altın iğne uygulamasının önemli avantajlarından biri de diğer tedavi yöntemleri ile birleştirilebilmesidir. Sivilce izleri, yüzde çukurlu ve pütürlü bir görünüm oluşturur. Burada istenen tedavi başarısı, çukurların derinliklerini azaltma ve boyutlarını küçültme ile cildin pürüzsüzleşmesini sağlamaktır. Bu amaçla altın iğne uygulamasına PRP ve fraksiyonel lazer uygulamaları rahatlıkla eklenebilir ve tedavinin başarısı ile verimliliği artar. Aynı zamanda çatlakların görünümünde belirgin düzelme sağlamak amacıyla altın iğne uygulamasına fraksiyonel karbondioksit lazer tedavisi eklenebilmektedir. Bu güvenli uygulama, cildin gençlik halini uzun süre ile korumak amacıyla ileriye dönük cilt yatırımı olarak da görülmektedir” diye konuştu.
Kaynak: İHA
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Gündem Haberleri