Görüş Bildir

Modern çağın ‘hayata küstüren’ korkusu

Anasayfa » saglik »
2017-01-30 17:04:18 Tarihinde eklendi

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, son zamanlarda ruh sağlığı branşlarına kanser korkusu ile başvuran veya diğer branşlardan yönlendirilen kişi sayısında artış olduğunu belirterek, “Gerek kanserin artması gerekse medya yoluyla bundan daha çok haberdar olmamız, özellikle sosyal medyada çok daha fazla kişinin hayatını takip etmek kanser fobisinde de büyük bir artışa yol açıyor, hatta kanserin kendisinden çok daha fazla” dedi.
Çağın hastalığı kanser sağlıksız beslenmeden çevresel faktörlere kadar birçok nedenle yaşa bakmaksızın görülme sıklığını artırırken, ‘korkusu’ ise daha hızlı yaygınlaşıyor. Kanser fobisi olan kişiler aşırı korku nedeniyle hayatı kendilerine ve yakınlarına zehir edebilirken, normalde yaptıkları aktivitelerden uzaklaşıp yavaş yavaş içe kapanabiliyor, zihnini sürekli bu konu ile meşgul edip başka şeylere konsantre olamayabiliyor hatta yaşama sevincini bile yitirebiliyor" dedi.
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, özellikle son zamanlarda ruh sağlığı branşlarına bu korku ile başvuran veya diğer branşlardan yönlendirilen kişi sayısında artış olduğunu belirterek, “Gerek kanserin artması gerekse medya yoluyla bundan daha çok haberdar olmamız, özellikle sosyal medyada çok daha fazla kişinin hayatını takip etmek kanser fobisinde de büyük bir artışa yol açıyor. Hatta kanserin kendisinden çok daha fazla” diye konuştu.
Kanser fobisinin hızlı yaygınlaşmasında bilgi kirliliğinin de büyük etkisi olduğunu vurgulayan Psikolog Algül, 4 Şubat Dünya Kanser Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kanser fobisini bir başka adıyla karsinofobiyi, günlük hayatı etkileyecek boyuttan çıkarabilmek için 6 önemli öneride bulundu.
Algül, gerekli korku ile aşırı korkunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek, “İnsanın hayatta kalması için korku gerekli olan duygulardan biri. Çünkü kişinin tetikte kalmasını ve tedbir almasını sağlar. Bu da yaşamın devamlılığı için gerekli. Kanser olmaktan da herkes korkabilir ama bu korku aşırı hale gelmişse ve kişi sürekli bunu düşünüyorsa o zaman artık bir fobi haline dönüşmüş demektir. Kendinize korkunuzun derecesini sorun. Gerçekten herkes kadar mı korkuyorsunuz, yoksa çok daha fazla mı? Eğer fazla ise bunun artık normal bir korkudan çıkıp bir rahatsızlık türü olan fobiye dönüştüğünü kabul etmeniz bile farkındalık oluşturarak korkunuzu törpülemenize yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bilgi kirliliğine dikkat
Bilgi kirliliğine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Algül, “Elimizin altındaki internet, bazen en büyük kurtarıcımız bazense en büyük düşmanımız olabiliyor. İnternet ortamında doğru bilgi kadar, temelsiz, abartılı bilgiler de fazlasıyla yer alıyor. Forumlardaki kişisel deneyimleri genellemek, ‘falanca kişi fayda görmüş ya da şunu yapmış, ben de deneyeyim’ demek doğru değil! Bu genellemelerle sağlığınız daha çok zarar görebilir. Bilgileri doğru bir şekilde filtreleme şansımız olmadığı, üstelik sadece internet değil bir de basındaki haberler ve ‘tanınmış’ kişilerin açıklamaları yer aldığı için çok dikkat etmek gerekiyor. Unutmayın, bilgi kirliliği kanser fobinizi artıran çok önemli bir unsur” şeklinde konuştu.

“Ruhsal dünyanızda ne olup bittiğini anlayın”
Kaygı bozuklukları, depresyon ve diğer ruhsal rahatsızlıkların bazen kanser fobisinin oluşmasında rol oynayabildiğini belirten Algül, “Bazen de kişinin hayatında yolunda olmayan, başa çıkmakta zorlandığı durumlar oluyor. Zihnin kanser korkusuna odaklanmasının asıl nedeni de aslında bu zorluklar olabiliyor. Aşırı kanser korkusu hayatınızdaki esas sorunlarla yüzleşmenizi kamufle ediyor olabildiğinden, bedeniniz kadar ruhunuzu da düşünün ve önem verin. Kendi ruh durumunuzu ve hayatınızı gözden geçirin, ruhsal dünyanızda ne olup bittiğini anlayın” değerlendirmesinde bulundu.
Kanser fobisinin zihinsel bir meşguliyet oluşturduğu için kişi sürekli özellikle de boş kaldıkça bunun düşünülebildiğini söyleyen Algül, “Mutlaka hayatınızı anlamlı hale getirecek hedefler belirleyin, sizi verimli ve üretken hissettirecek şeylerle ilgilenin. ‘Hobi’ deyip geçmeyin, iş hayatınızın dışında kendinize sevdiğiniz şeylerle uğraşacağınız zaman dilimleri ayırın. Dünya ve insanlık için ya da bir kişi için ‘Daha iyi ne yapabilirim?’ diye sorgulayıp hayatınıza anlam katacak yeni değerler üretmek için düşünün” açıklamasını yaptı.

“Uzman desteği almaktan çekinmeyin”
“Unutmayın ki bir kanser hastası tedavi olmak için çabalar, uğraşır, elinden geleni yapar” diyen Algül, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Siz henüz hasta bile olmamışken hayattan vazgeçmeyin. Kanserden aşırı korkunuzu yadsımayın şüphesiz, yüzleşin. Korkuyu görmezden geldikçe derinleşmesine neden olursunuz, korkunuzla yüzleşin, ancak tıpkı bu korkuyu ‘normal sınırlarında yaşayan insanlar gibi’ yeneceğinize de inanın. Kendinize ve sevdiklerinize zaman ayırın, müzik dinlemekten, hayata olumlu bakan insanlarla konuşmaktan, doğayı izlemekten, yürüyüş yapmaktan ve hobilerinizden vazgeçmeyin. Hayata küsmeyin. Uzman desteği almaktan çekinmeyin. Fobiler genellikle kişinin tek başına aşmakta zorlanacağı türden korkulardır. Güçlü ve derindirler. Kanser korkunuzun fobi boyutunda olduğunu düşünüyorsanız ya da yakınlarınızdan bu bildirimi duyuyorsanız bu konuda bir ruh sağlığı uzmanından destek almak son derece yararlı olacaktır.”
Kaynak: İHA
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Gündem Haberleri

Öne Çıkan Haberler