Görüş Bildir

Fazla kilo ve yanlış ayakkabı topuk dikenine yol açabiliyor

Anasayfa » saglik »
2017-01-30 10:29:19 Tarihinde eklendi

ACIBADEM ESKİŞEHİR HASTANESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANI DR. RECEP KURNAZ,

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
Fazla kilo ve yanlış ayakkabı topuk dikenine yol açabiliyor
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Recep Kurnaz, fazla kilolu ve uzun saatler ayakta duran kişilerde daha sık rastlanan topuk dikeninin nedenleri ile tedavi yollarını anlattı.
Topukta bıçak batması tarzında ağrılara sebep olan topuk dikeni, kişinin hareketlerini kısıtlayan sağlık sorunlarından biri. Tıbbi adıyla ‘plantarfassitis’, halk arasında topuk dikeni olarak bilinen rahatsızlık, ayak tabanında ağrılara yol açarak günlük hayatı sekteye uğratıyor. En tipik özelliği ayak tabanında bıçak batıyormuş hissi uyandıran topuk dikeni, genellikle uzun süreli hareketsizliğin ardından ortaya çıkıyor. Ağrının daha çok sabah yataktan kalktıktan sonra ilk atılan birkaç adımla birlikte çok şiddetli hissedildiğinden bahseden Dr. Recep Kurnaz, “Ancak, uzun süre ayakta kalma veya oturduktan sonra ayağa kalkmayla da tetiklenebilir” diyor.

İltihaplanmanın bir sonucu
Ayağımızın altından geçen ve topuk kemiğimizi parmaklarımıza bağlayan ‘plantarfasya’ adında kalın bir doku bandı bulunuyor. İşte bu doku bandının iltihaplanması sonucu topuk dikeninin ortaya çıktığını söyleyen Dr. Recep Kurnaz, nasıl olduğunu şöyle açıklıyor:
“Normal koşullar altında, plantar bant, şok emici bir kemer gibi davranır ve ayağınızı destekler. Bu banttaki gerginlik ve stres çok büyük olursa, küçük yırtıklar oluşabiliyor. Tekrarlayan yırtıklar sonucu da doku bandında iltihaplanma gelişiyor.”

Ayakta yapılan işler tetikliyor
Belirgin bir nedeni bulunmayan topuk dikeninin görülme riskini artıran faktörler yok değil. En sık 40-60 yaşları arasında görülen rahatsızlığın başlamasına; bazı egzersiz türleri, uzun mesafeli koşu, balistik atlama faaliyetleri, bale ve aerobik dans gibi topuk ve bağ dokusunda çok fazla stres oluşturan aktiviteler katkıda bulunabiliyor. Buna ek olarak, fazla kilolar ve ayak yapısına uygun olmayan sağlıksız ayakkabılar riskin artmasına sebep oluyor. Fabrika işçileri ve öğretmenler gibi ayakta yapılan mesleklerin de rahatsızlığı tetikleyebileceğini belirten Dr. Recep Kurnaz, “Bu ağrıyı en aza indirgemek için yürüme şeklini değiştirmek, ayak, diz, kalça veya sırt problemlerine yol açabilir” şeklinde konuşuyor.

Birçok tedavi şekli mevcut
Topuk dikeni teşhisi, hiçbir teste gerek kalmadan tıbbi öykü ve muayene ile konuyor. Muayene sırasında doktorun ayaktaki hassas bölgeleri kontrol ederek, ağrının kaynağını tespit ettiğini ifade eden Dr. Recep Kurnaz, “Röntgen gibi görüntüleme yöntemleri de topuk kemiğinden öne doğru çıkıntı yapan kemiği gösterebilir” diyor.
Tedavinin ilk aşamalarını istirahat, ağrılı bölgeye buz kompresi ve germe güçlendirme egzersizleri oluşturuyor. Non-steroidal anti inflamatuar denen ilaçlar ağrıyı hafifletmek için tercih edilebiliyor. Duruma göre, gece atelleri veya özel tabanlıklar da kullanılabileceğini söyleyen Dr. Recep Kurnaz, çoklu enjeksiyonu önermiyor çünkü bu yöntem plantarfasya dokusunu zayıflatarak, yırtılmasına neden olabiliyor. Dr. Kurnaz, yakın zamanlarda doku kopma riski az olan trombosit bakımından zengin plazma (PRP) yönteminin kullanılmaya başlandığından ve bir diğer yöntemin ise şu olduğundan bahsediyor: “Genellikle daha basit tedavilere cevap vermeyen kronik ağrılar için‘şok dalgası’ tedavisiyle topuk bölgelerine ses dalgaları yönlendirilebilir.”Dr. Recep Kurnaz, çok az insanın da cerrahiye ihtiyaç duyabileceğini söyleyerek, “Sadece ağrı şiddetli olduğunda ve diğer bütün tedaviler başarısızsa cerrahi son seçenek olarak düşünülebilir” şeklinde konuşuyor.
Kaynak: İHA
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Gündem Haberleri

Öne Çıkan Haberler