Görüş Bildir

Bel ağrısından korunmak için öneriler

Anasayfa » saglik »
2017-01-28 14:34:00 Tarihinde eklendi

Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen
Bel ağrısının hemen hemen herkeste belli dönemlerde ya da sürekli gerçekleşen ve çok rahatsız edici bir ağrı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Bel ağrısı pek çok kişinin ortak şikayetlerinden birisidir ve bel ağrıları sosyal hayatı ve iş yaşamını olumsuz etkilemektedir” dedi.
Koru Ankara Hastanesi Nöroloji ve Ağrı Uzmanı Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, bel ağrısının nedenleri, tedavisi ve korunma yolları hakkında bilgi verdi. Bel ağrısının kişinin yürümesini, koşmasını, eğilip kalkmasını, ayakta durmasını, hatta ve hatta oturmasını, kısacası hareket yeteneğini kısıtladığını belirten Prof. Dr. Erdemoğlu, bel ağrılarının nedenine bağlı olarak bu ağrının şiddetinin de kişiden kişiye de çok farklı olduğunu ifade etti.
Toplumun yüzde 80’inden fazlasının hayatında en az bir kere bel ağrısı çektiğini vurgulayan Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Bu sebeplerle doktorlara başvuran hastaların sayısı oldukça fazladır. Sıklıkla orta yaşlarda görülmektedir. Fakat her yaşta ortaya çıkması mümkündür” diye konuştu.

Bel ağrısının nedenleri
“Tüm bel ağrıları aynı değildir” diyen Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, bel fıtığının bel ağrısının sebeplerinden sadece birkaçını oluşturduğunu belirtti.
Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Bel ağrısının nedenleri arasında; bel kaslarının güçsüzlüğü, bel kaslarının aşırı zorlanması, bel fıtığı, bel kayması, hamilelik, doğum, çok fazla oturma eylemi, hareketsizlik, aşırı kilo, bel eklem ve kemiklerinde kireçlenme, bel kemiği erimesi, bel kemiğinde kırık-çatlak, AS denilen belde iltihaplı romatizma, sinir-stres durumu, genetik faktörler, ağır spor yapma, ağır kaldırma, duruş bozuklukları, yatış bozuklukları, ters hareketler, rüzgar ya da soğuk hava, geçirilen kazalar gibi daha birçok neden vardır" ifadelerini kullandı.
Bel bölgesinin bütün vücuda bağlı çok karmaşık bir yapısı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Başın hemen bitiminden başlayıp kuyruk sokumuna kadar devam eden bir omurga sisteminin 31 adet omurun en alt grubunda yer alan son 5 omur bel bölgesini oluşturmaktadır. Bu kemiklerin arasında hareketi kolaylaştırmaya yarayan, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan ve darbelere karşı koruyucu görev üstlenen disk biçiminde olan özel bir bağ dokusu bulunmaktadır” şeklinde konuştu.
Bel ağrısının tedavi edilmediğinde ve ağrıya yol açan nedenler ortadan kaldırılmadığında sorunun kronikleştiğini söyleyen Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, bu durumun tedavi sürecinin de uzamasına yol açtığına işaret etti. Bu nedenle, ağrının kronikleşmeden önlenmesi gerektiğini vurgulayan Erdemoğlu, “Kadınlarda duruş bozukluklarına ek olarak yüksek topuklu ayakkabı tercihi de ağrıların artmasında etkili olabilir” dedi.

Ağrıdan korunmak için yapılması gerekenler
Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, bel ağrısından korunmak için neler yapmak gerektiğini ise şöyle sıraladı;
“Hastaların kesinlikle iki kiloyu aşan ağırlık kaldırmaması gerekmektedir. Önlere ve yanlara doğru eğilmek, belin bükülmesi sınırlandırılmaldır. Ağır bir şeyler kaldırması gerekli ise çömelerek alınmalı dizlere yük bindirilmelidir. Bel bölgesi terli nemli tutulmamalıdır. Açık pencere ya da havalandırmaların önünde durmaması hatırlatılmaktadır. Stres bel ve bacak ağrısı artırır ve hastaların mutlaka stresten kaçınması gerekir. Hastaların evde kaldığı süre içerinde mutlak yatak istirahati yapması gerekir.”
Bel ağrısı çeken kişilerin yapması gereken ilk şeyin istirahat etmek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Çeşitli bel kaslarını gevşetici ve ağrı kesici kremler ve ilaçlar kullanmak, ve birkaç gün ağrıyı gözlemektir. Bel bölgesini zorlayıcı hareketler yapılmamalıdır. Kimi zaman bel korseleri kullanmak ya da sıcak veya soğuk kompres yapmak da faydalı olabilir. Ağrıyı hafifletici ve pozisyonlar veya hareketler yapmak da o bölgenin iyileşmesi için faydalıdır. Alınan bu tedbirlere rağmen ağrı artıyor ya da hiç azalmıyorsa mutlaka ağrı uzmanına başvurulmalıdır” önerisinde bulundu.
Hastanın durumu değerlendirilerek gerekli görülmesi durumunda girişimsel ağrı tedavisi, fizyoterapi veya cerrahi müdahale yapılabileceğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Ali Kemal Erdemoğlu, “Cerrahinin ilk planda düşünülmediği, istenilmediği ve ilaç ile iyileşmeyen ağrı söz konusu olduğunda girişimsel ağrı tedavisi bu konudaki uzman hekimlerce uygulanmalıdır. Ağrıların hiç bir şekilde geçmediği ve yaşam kalitesinin düştüğü durumlarda, muayene bulguları ve görüntüleme sonuçları ile birlikte değerlendirilerek girişimsel ağrı tedavileri yapılmalıdır" dedi.
Kaynak: İHA
Paylaş Paylaş Paylaş Paylaş Favori Arşivle Beğen

FACEBOOK YORUMLARI

AKTİFMEDYA ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Gündem Haberleri

Öne Çıkan Haberler